istanbul’un twitter haritası

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz haritaların istanbul için olanı aşağıda gözükmekte. burada mavi noktalar twit atılan yerler. görüldüğü gibi halkın büyük vakti e5 (d100) karayolunda geçiyor. boğaz köprüsünde gözüken beyaz noktalar ise flickr ve twitlerin beraber olduğunu anlatıyor.

istanbul twitter haritası

resmin tam boyutu ise burada

istanbul’un twitter haritası

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz haritaların istanbul için olanı aşağıda gözükmekte. burada mavi noktalar twit atılan yerler. görüldüğü gibi halkın büyük vakti e5 (d100) karayolunda geçiyor. boğaz köprüsünde gözüken beyaz noktalar ise flickr ve twitlerin beraber olduğunu anlatıyor.

istanbul twitter haritası

resmin tam boyutu ise burada

Dünya haritası 2011

dünya twitter haritası

Bu ne dediniz duydum. Bu Eric Fischer adındaki parlak fikirli arkadaşın twitter ve flicker daki geo-tagged yani koordinat belirten fotoğrafları veya girdileri yanan ışık olarak düşünerek karanlık dünya üzerindeki bağıl bolluk haritasını çıkarmış. Tabi haritadaki parlaklık nufüsla orantılanmış değil bu bağlamda adil de değil kaldı ki böyle evrensel siteler çin de yaygın değil…

Burada ise avrupa kıtası var sadece

avrupa twitter kullanımı

türkiyede istanbul, ankara, izmir ve akdenizin kıyı turistik kesimleri çok parlak genel olarak da fena değil gibi

Arama motorları beynimizin çalışma şeklini etkiler mi?

Bu yazı burada gördüğüm haberle ilgili olacak.

Evet gerçekten de google başta olmak üzere arama motorları sayesinde hiç bir şeyi ezberde tutmaya, neydi diye düşünmeye gerek kalmadan bulabiliyoruz. Şahsen ben google sayesinde bazen tek bir kelimesini bildiğim bir cümleyi, 2-3 kelimesini hatırladığım ingilizce şarkıların tamamını (adını ve yapanı bilmediğim), daha akla gelebilecek tüm kültürel ve bilimsel şeyleri çok az bilgi girerek buldum. Şimdi bu yazı sağlanan bu kolaylığın insan hafızasına nasıl etkileyeceğini irdelemiş.

Aslında konu ötelerden beri yazmayı düşündüğüm hafıza, ezber ve zeka başlıklarıyla yakından ilgili olduğu için önemli benim gözümde. Bence ki bunu internet bugünkünün onda biri kadar yaygınken aynı şeyleri söylemeye başlamıştım, ezberlencek şeyler sadece kategoriler, konu başlıkları ve konuyu adeta saran anahtar kelimeler olsa yeterli. Yani az gelişmiş bir arama motorunun veri tabanı hafızamız olsa yeterli. Kitaplar boşuna mı duruyor? derdim eskiden. Bu nedenle de bilgin geçinenlere önem vermezdim. Zekayı da bu bilginin ne olacağını doğru belirlemek diye tarif ederdim neyse konu dağılmasın.
google images and brain

46 kolej öğrencisi üzerinde araştırma yapılmış, yeni öğrendikleri bir şeyin kaynağının bilgisayar üzerinden yeniden erişilebilir olduğunu bilenler ezberlememiş. Dikkatinizi çekerim, ezberleyememiş demedi. Yorum olarakta, hazır olduğunu bildiğiniz bir şeyi neden öğrenesiniz ki gibi aptalca bir çıkarım söz konusu neyse.

Columbia University piskolojisti Elizabeth Sparrow, bu olaya transaktif hafıza deniliyor demiş. Bir çalışma grubunda bilgilerin paylaşılması durumunda da böyle oluyor demiş.

Burdan da şunu çıkarmış Sparrow, interneti kullanmamız aynı insanları kullanmamıza benziyor. İnternet zaten insanları birbirine bağlayan şeydir demiş. Daha akıllı olan başkalarının da aklını kullanır diyen akıllı varya, o hesap işte.

Çalışma temmuzun 14’ünde yani dün Science dergisinde yayınlanmış. Gördüğünüz gibi çok günceliz efem.

Önce öğrencilere filmlerdeki replikleri yazdırmışlar. Al Capone’s business card said he was a used furniture dealer, Bluebirds cannot see the color blue gibi şeyler.

Bunlardan yarısına ezberlemek gerek, arayıp bulamazsınız denmiş, diğerlerine ise tam tersi. Bu beleşçi olmayan grup %40 daha iyi yapmış.

Çalışma bu kadar aptalca işte, hiçbir sonuca ulaştıkları da yok. Ulan adam niye ezberlesin zaten elinin altına olan şeyi. Niye kafasını yorsun. Kafasını hazır olmayan şeylere yorması daha iyi değil mi….Çeviri hatası yaptığımı düşünüyorsanız alın işte.

Arama motorları beynimizin çalışma şeklini etkiler mi?

Bu yazı burada gördüğüm haberle ilgili olacak.

Evet gerçekten de google başta olmak üzere arama motorları sayesinde hiç bir şeyi ezberde tutmaya, neydi diye düşünmeye gerek kalmadan bulabiliyoruz. Şahsen ben google sayesinde bazen tek bir kelimesini bildiğim bir cümleyi, 2-3 kelimesini hatırladığım ingilizce şarkıların tamamını (adını ve yapanı bilmediğim), daha akla gelebilecek tüm kültürel ve bilimsel şeyleri çok az bilgi girerek buldum. Şimdi bu yazı sağlanan bu kolaylığın insan hafızasına nasıl etkileyeceğini irdelemiş.

Aslında konu ötelerden beri yazmayı düşündüğüm hafıza, ezber ve zeka başlıklarıyla yakından ilgili olduğu için önemli benim gözümde. Bence ki bunu internet bugünkünün onda biri kadar yaygınken aynı şeyleri söylemeye başlamıştım, ezberlencek şeyler sadece kategoriler, konu başlıkları ve konuyu adeta saran anahtar kelimeler olsa yeterli. Yani az gelişmiş bir arama motorunun veri tabanı hafızamız olsa yeterli. Kitaplar boşuna mı duruyor? derdim eskiden. Bu nedenle de bilgin geçinenlere önem vermezdim. Zekayı da bu bilginin ne olacağını doğru belirlemek diye tarif ederdim neyse konu dağılmasın.
google images and brain

46 kolej öğrencisi üzerinde araştırma yapılmış, yeni öğrendikleri bir şeyin kaynağının bilgisayar üzerinden yeniden erişilebilir olduğunu bilenler ezberlememiş. Dikkatinizi çekerim, ezberleyememiş demedi. Yorum olarakta, hazır olduğunu bildiğiniz bir şeyi neden öğrenesiniz ki gibi aptalca bir çıkarım söz konusu neyse.

Columbia University piskolojisti Elizabeth Sparrow, bu olaya transaktif hafıza deniliyor demiş. Bir çalışma grubunda bilgilerin paylaşılması durumunda da böyle oluyor demiş.

Burdan da şunu çıkarmış Sparrow, interneti kullanmamız aynı insanları kullanmamıza benziyor. İnternet zaten insanları birbirine bağlayan şeydir demiş. Daha akıllı olan başkalarının da aklını kullanır diyen akıllı varya, o hesap işte.

Çalışma temmuzun 14’ünde yani dün Science dergisinde yayınlanmış. Gördüğünüz gibi çok günceliz efem.

Önce öğrencilere filmlerdeki replikleri yazdırmışlar. Al Capone’s business card said he was a used furniture dealer, Bluebirds cannot see the color blue gibi şeyler.

Bunlardan yarısına ezberlemek gerek, arayıp bulamazsınız denmiş, diğerlerine ise tam tersi. Bu beleşçi olmayan grup %40 daha iyi yapmış.

Çalışma bu kadar aptalca işte, hiçbir sonuca ulaştıkları da yok. Ulan adam niye ezberlesin zaten elinin altına olan şeyi. Niye kafasını yorsun. Kafasını hazır olmayan şeylere yorması daha iyi değil mi….Çeviri hatası yaptığımı düşünüyorsanız alın işte.

Modeminize kim bağlanmış görmek

Nirsoft yine çok güzel bir program ihtiyacına cevap vermiş. Üstelik sadece 200 kb. Programın yaptığı iş ise belki zaman zaman aklınıza gelebilecek (WEP gibi dandik şifreleme metotları kullanmıyorsanız merak etmeyin) biri bir şekilde modeme bağlanıyor olabilir mi? sorusuna cevap vermek. Tabi bunu bulmak için illa programa ihtiyacınız yok. Ancak 3 sn’yede programla bulmak varken 2 dk’ka modem yönetici paneliyle uğraşmaya da gerek yoktur heralde.
nirsoft modeme kim bağlanmış adsl
Bu program sayesinde adsl bağlantınızı kontrol altında tutabilirsiniz.