hatır..

“Sendeki hatrım, seni bana hizmetçi eden şey ise; olmasın daha iyi.”

Hatır dediğimiz şey insanlar arasındaki dostluk ilişkisini ifade eden sevgidir. Kişilerin birbirleriyle akrabalık/ortaklık/arkadaşlık vb… yapması nedeniyle zamanla arasında bir hatır oluşur. Hatır saygının kaynağı olmalıdır. Biri birinin bir işini sırf “hatrın vardı yaptım” diyerek söylüyorsa aslında hiç bir hatırı olmadığı manasına gelir bu. Onun yerine ” sen sağol görevimiz” diye cevap vermeli. ki şöle böleydi yaptım demek bizzat karşılık manasına gelir. yani işi çıkar için yaptığı; dolaylı değil doğrudan.

Son dökülenler…

1- insanları sevmedikçe mekanları da sevemezsiniz.

emin olun mekandaki diğer bütün ögelerden daha önemlidir insanlar. mekan derken çay içilen değil, yaşanılan yerden bahsediyorum. eskiden çok köklü olan memleket anlayışı artık yok. hatta pek çok anlayış yok.

2- iletişim yeteneği konuşmak değil, karşındakini konuşturmaktır.

karşındakini konuşturmak demek ona derdini en iyi şekilde anlatmak demektir zaten. bunu yapamazsan yanlış cümleler söyler karşındakiler.. senin istediklerini söyletmen onunla en iyi şekilde anlaşman demektir…

Son dökülenler…

1- insanları sevmedikçe mekanları da sevemezsiniz.

emin olun mekandaki diğer bütün ögelerden daha önemlidir insanlar. mekan derken çay içilen değil, yaşanılan yerden bahsediyorum. eskiden çok köklü olan memleket anlayışı artık yok. hatta pek çok anlayış yok.

2- iletişim yeteneği konuşmak değil, karşındakini konuşturmaktır.

karşındakini konuşturmak demek ona derdini en iyi şekilde anlatmak demektir zaten. bunu yapamazsan yanlış cümleler söyler karşındakiler.. senin istediklerini söyletmen onunla en iyi şekilde anlaşman demektir…

hassas kavramlar

onlar pek çoktur. bu kavramlardan konuşurken genel ifadelerini anlatan kelimeler kullanıldığı için çoğunlukla yanlış anlaştırmaya, kafa karıştırmaya uygundurlar. şimdi bir örnek vereyim. mesela din kelimesi. din nedir?

-hangi dindensin?

-hristiyan. sen?

-ben de müslümanım.

bakın ne kadar kolay müslümanım diyosun o kadar. sanki hangi takımı tutuyon, bjk dermiş gibi. ama din bu kadar basite indirebilecek bir şey değil. din insanın neden yaşadığıdır. bu soruya müslümanım diye cevap vermekte yada bu soruyu sormakta hiçbir kavramsal yada mantıksal hata yokken “din avrupayı geri bıraktı, kliseler dini kullanarak milleti uyuttu” demek yanlıştır, hatalıdır, eksiktir. matematikte 3le beş eder 125 demek gibi bişi. 3 le beşin otuz çeşit işlemi yapılabilir ne yaptın da 125 çıktı.

düşünmek kelimelerle olur. mantığınızı kelimeler oluşturur. bu yüzden hassas kavramlarla ilgili konuşurlen yanlış kelimeler kullanmanız sizin hatanızdır. kullandığınız kavram ise yerinde durur. bunun zararı yoksa da sonradan çıkar. çünki insanlar savundukları kavramlar için kavga eder. özellikle türkçenin azizliği de bunu arttıran bir etmen.

din mevzusu gerçekten çok hassastır, incedir. kelime anlamından da öte, en geniş dünya hatta kainat görüşü olduğu için böyledir. din kurallarına uymak meselesi su gibidir, çok soğutursan donar içilmez; çok ısıtırsan buhar olur uçar gider. tabi bu ayarlara uymak anlamındaki din kurallarına yaklaşım. öbür yönleri beni aşar zaten. kurallara uymakta islam için süreklilik esastır çokluktan ziyade tek bildiğim bu.

kavramlardan biriside “yaratmak ve tanrı” kelimeleri. bazıları Allah kelimesi yerine tanrı dedikleri zaman aynı manayı ifade ettiklerini zannediyor ama aradaki fark ölmekle uzanmak için yatmaktan bile fazla. yaratmak ise kelime anlamı tam olarak yoktan var etmek demektir, sadece ve sadece Allah’a mahsustur. herşeyi ancak Allah yoktan var edebilir, bu mealde bir ayet vardır; ayetlerin herhangi sadece birini bile inkar etmek tüm kabul görmüş islam alimlerine göre dinden çıkmak demektir ona göre!!! varın siz düşünün. 7 milyar insannın 6milyar999999 u bile yanlış yapsa aldanmamak lazım..

ileride bu konuya kuyruk takmak üzere burada ara verelim..

hassas kavramlar

onlar pek çoktur. bu kavramlardan konuşurken genel ifadelerini anlatan kelimeler kullanıldığı için çoğunlukla yanlış anlaştırmaya, kafa karıştırmaya uygundurlar. şimdi bir örnek vereyim. mesela din kelimesi. din nedir?

-hangi dindensin?

-hristiyan. sen?

-ben de müslümanım.

bakın ne kadar kolay müslümanım diyosun o kadar. sanki hangi takımı tutuyon, bjk dermiş gibi. ama din bu kadar basite indirebilecek bir şey değil. din insanın neden yaşadığıdır. bu soruya müslümanım diye cevap vermekte yada bu soruyu sormakta hiçbir kavramsal yada mantıksal hata yokken “din avrupayı geri bıraktı, kliseler dini kullanarak milleti uyuttu” demek yanlıştır, hatalıdır, eksiktir. matematikte 3le beş eder 125 demek gibi bişi. 3 le beşin otuz çeşit işlemi yapılabilir ne yaptın da 125 çıktı.

düşünmek kelimelerle olur. mantığınızı kelimeler oluşturur. bu yüzden hassas kavramlarla ilgili konuşurlen yanlış kelimeler kullanmanız sizin hatanızdır. kullandığınız kavram ise yerinde durur. bunun zararı yoksa da sonradan çıkar. çünki insanlar savundukları kavramlar için kavga eder. özellikle türkçenin azizliği de bunu arttıran bir etmen.

din mevzusu gerçekten çok hassastır, incedir. kelime anlamından da öte, en geniş dünya hatta kainat görüşü olduğu için böyledir. din kurallarına uymak meselesi su gibidir, çok soğutursan donar içilmez; çok ısıtırsan buhar olur uçar gider. tabi bu ayarlara uymak anlamındaki din kurallarına yaklaşım. öbür yönleri beni aşar zaten. kurallara uymakta islam için süreklilik esastır çokluktan ziyade tek bildiğim bu.

kavramlardan biriside “yaratmak ve tanrı” kelimeleri. bazıları Allah kelimesi yerine tanrı dedikleri zaman aynı manayı ifade ettiklerini zannediyor ama aradaki fark ölmekle uzanmak için yatmaktan bile fazla. yaratmak ise kelime anlamı tam olarak yoktan var etmek demektir, sadece ve sadece Allah’a mahsustur. herşeyi ancak Allah yoktan var edebilir, bu mealde bir ayet vardır; ayetlerin herhangi sadece birini bile inkar etmek tüm kabul görmüş islam alimlerine göre dinden çıkmak demektir ona göre!!! varın siz düşünün. 7 milyar insannın 6milyar999999 u bile yanlış yapsa aldanmamak lazım..

ileride bu konuya kuyruk takmak üzere burada ara verelim..