Arama motorları beynimizin çalışma şeklini etkiler mi?

Bu yazı burada gördüğüm haberle ilgili olacak.

Evet gerçekten de google başta olmak üzere arama motorları sayesinde hiç bir şeyi ezberde tutmaya, neydi diye düşünmeye gerek kalmadan bulabiliyoruz. Şahsen ben google sayesinde bazen tek bir kelimesini bildiğim bir cümleyi, 2-3 kelimesini hatırladığım ingilizce şarkıların tamamını (adını ve yapanı bilmediğim), daha akla gelebilecek tüm kültürel ve bilimsel şeyleri çok az bilgi girerek buldum. Şimdi bu yazı sağlanan bu kolaylığın insan hafızasına nasıl etkileyeceğini irdelemiş.

Aslında konu ötelerden beri yazmayı düşündüğüm hafıza, ezber ve zeka başlıklarıyla yakından ilgili olduğu için önemli benim gözümde. Bence ki bunu internet bugünkünün onda biri kadar yaygınken aynı şeyleri söylemeye başlamıştım, ezberlencek şeyler sadece kategoriler, konu başlıkları ve konuyu adeta saran anahtar kelimeler olsa yeterli. Yani az gelişmiş bir arama motorunun veri tabanı hafızamız olsa yeterli. Kitaplar boşuna mı duruyor? derdim eskiden. Bu nedenle de bilgin geçinenlere önem vermezdim. Zekayı da bu bilginin ne olacağını doğru belirlemek diye tarif ederdim neyse konu dağılmasın.
google images and brain

46 kolej öğrencisi üzerinde araştırma yapılmış, yeni öğrendikleri bir şeyin kaynağının bilgisayar üzerinden yeniden erişilebilir olduğunu bilenler ezberlememiş. Dikkatinizi çekerim, ezberleyememiş demedi. Yorum olarakta, hazır olduğunu bildiğiniz bir şeyi neden öğrenesiniz ki gibi aptalca bir çıkarım söz konusu neyse.

Columbia University piskolojisti Elizabeth Sparrow, bu olaya transaktif hafıza deniliyor demiş. Bir çalışma grubunda bilgilerin paylaşılması durumunda da böyle oluyor demiş.

Burdan da şunu çıkarmış Sparrow, interneti kullanmamız aynı insanları kullanmamıza benziyor. İnternet zaten insanları birbirine bağlayan şeydir demiş. Daha akıllı olan başkalarının da aklını kullanır diyen akıllı varya, o hesap işte.

Çalışma temmuzun 14’ünde yani dün Science dergisinde yayınlanmış. Gördüğünüz gibi çok günceliz efem.

Önce öğrencilere filmlerdeki replikleri yazdırmışlar. Al Capone’s business card said he was a used furniture dealer, Bluebirds cannot see the color blue gibi şeyler.

Bunlardan yarısına ezberlemek gerek, arayıp bulamazsınız denmiş, diğerlerine ise tam tersi. Bu beleşçi olmayan grup %40 daha iyi yapmış.

Çalışma bu kadar aptalca işte, hiçbir sonuca ulaştıkları da yok. Ulan adam niye ezberlesin zaten elinin altına olan şeyi. Niye kafasını yorsun. Kafasını hazır olmayan şeylere yorması daha iyi değil mi….Çeviri hatası yaptığımı düşünüyorsanız alın işte.

Arama motorları beynimizin çalışma şeklini etkiler mi?

Bu yazı burada gördüğüm haberle ilgili olacak.

Evet gerçekten de google başta olmak üzere arama motorları sayesinde hiç bir şeyi ezberde tutmaya, neydi diye düşünmeye gerek kalmadan bulabiliyoruz. Şahsen ben google sayesinde bazen tek bir kelimesini bildiğim bir cümleyi, 2-3 kelimesini hatırladığım ingilizce şarkıların tamamını (adını ve yapanı bilmediğim), daha akla gelebilecek tüm kültürel ve bilimsel şeyleri çok az bilgi girerek buldum. Şimdi bu yazı sağlanan bu kolaylığın insan hafızasına nasıl etkileyeceğini irdelemiş.

Aslında konu ötelerden beri yazmayı düşündüğüm hafıza, ezber ve zeka başlıklarıyla yakından ilgili olduğu için önemli benim gözümde. Bence ki bunu internet bugünkünün onda biri kadar yaygınken aynı şeyleri söylemeye başlamıştım, ezberlencek şeyler sadece kategoriler, konu başlıkları ve konuyu adeta saran anahtar kelimeler olsa yeterli. Yani az gelişmiş bir arama motorunun veri tabanı hafızamız olsa yeterli. Kitaplar boşuna mı duruyor? derdim eskiden. Bu nedenle de bilgin geçinenlere önem vermezdim. Zekayı da bu bilginin ne olacağını doğru belirlemek diye tarif ederdim neyse konu dağılmasın.
google images and brain

46 kolej öğrencisi üzerinde araştırma yapılmış, yeni öğrendikleri bir şeyin kaynağının bilgisayar üzerinden yeniden erişilebilir olduğunu bilenler ezberlememiş. Dikkatinizi çekerim, ezberleyememiş demedi. Yorum olarakta, hazır olduğunu bildiğiniz bir şeyi neden öğrenesiniz ki gibi aptalca bir çıkarım söz konusu neyse.

Columbia University piskolojisti Elizabeth Sparrow, bu olaya transaktif hafıza deniliyor demiş. Bir çalışma grubunda bilgilerin paylaşılması durumunda da böyle oluyor demiş.

Burdan da şunu çıkarmış Sparrow, interneti kullanmamız aynı insanları kullanmamıza benziyor. İnternet zaten insanları birbirine bağlayan şeydir demiş. Daha akıllı olan başkalarının da aklını kullanır diyen akıllı varya, o hesap işte.

Çalışma temmuzun 14’ünde yani dün Science dergisinde yayınlanmış. Gördüğünüz gibi çok günceliz efem.

Önce öğrencilere filmlerdeki replikleri yazdırmışlar. Al Capone’s business card said he was a used furniture dealer, Bluebirds cannot see the color blue gibi şeyler.

Bunlardan yarısına ezberlemek gerek, arayıp bulamazsınız denmiş, diğerlerine ise tam tersi. Bu beleşçi olmayan grup %40 daha iyi yapmış.

Çalışma bu kadar aptalca işte, hiçbir sonuca ulaştıkları da yok. Ulan adam niye ezberlesin zaten elinin altına olan şeyi. Niye kafasını yorsun. Kafasını hazır olmayan şeylere yorması daha iyi değil mi….Çeviri hatası yaptığımı düşünüyorsanız alın işte.

Nedir?

Bir bilgi yanlış olabilir. Herkes bir bilgi uydurabilir. Uydurma bilgilerden kitap yazılabilir. Bu bilgi daha başka bir şekilde birine ulaşabilir. O kişi sensen eğer doğru olduğuna karar verirsin yada vermezsin. Genelde bu değerlendirmeyi unutsan da -demek öyleşmiş- tarzında bir yaklaşımda bulunursun ki içinde bir şekilde o bilgi kalır. Çünkü daha önceki bilgilerinle kesişir bu da dikkatini çeker.

Kendin dediğin karakterini sonuçta düşüncelerin belirler, o zaman bir bilgi kulağına geldiğinde onu değerlendirme şekline göre sen de şekillenirsin. Bu bağlamda gelen bilgiyi ne şekilde kabul edip nerede ağırladığın çok önemli.

İnsanları şekillendirme işi yani bir şeyleri empoze ederek beyin yıkamak, en çok bu yollarla olur. Bir olay yada kavramın bilgisini aldığınız yerin kelimeleri bundan dolayı önemlidir. Aynı mana zannedilen farklı cümleler sonucu farklı yere taşır. Eğer bir kavram yada olayla ilgili net fikir elde etmek istiyorsanız farklı farklı yerlerden,kişilerden vs.. araştırın ve karşılaştırın. Çok ünlü bir yazarın çok ünlü bir kitabının içindeki bir kişi/olay/kavram ile ilgili bir satırlık yanlış yorum sizi tabiki de daha fazla araştırmaya itmez ve de dikkatsizseniz onu yanlış şekilde öğrenirsiniz. Yazar da bal gibi beyninizi aklamış paklamış olur. –karaktersizler müstesna,vesselam