2kilobyte.org’un 2. yılı geçti!

Biraz yazmakta geç kaldım ama http://2kilobyte.org alan adı altında yaklaşık 2 sene 1 ay yani 25 aydır blog yazıyorum. Alan adını aldığım zaman biyoteknoloji enstitüsünde proteom stajı yapıyordum, ondan önce de dhost.info adlı geçici bedava php+mysql hosting veren sitede 3-4 boyunca yayın yaptım. WordPress’i sevdim ve devam dedim.

Doğrusunu söylemek gerekirse istediğim kadar çok ve açıklayıcı bilgiler koyamıyorum siteye. Bunda hem zaman ayıramamam hem de belki konsantre olamamam var. Zaten bu meseleleri aşsam kitap bile yazmayı düşünüyorum.

Türk internet ve blog sitelerinde pek çok eksiklikler var, yapılan teknoloji haberleri hep yabancı kaynaklı, biz de sonuçta yabancı press release leri kullanıyoruz. Fakat en güncel teknoloji bloglarından bile bir ve bazen iki üç gün daha önce okuyucularımı bilgilendirdiğim çok oldu. İstesem bunu her gün yapabilirim. Türk internet siteleri bu konuda çok zayıf. Bu durum kesinlikle ve kesinlikle tembel okuyucudan kaynaklanıyor. Büyük siteler zaten maaşlı editör tuttuğu için devlet bürokrasisi yapmışlar kendilerini kasıyorlar boş yere… Hatta bir ay, bir hafta önceden de haber verdiğim oldu, bunların kaynakları gizli kalsın ama yine de çok bir espirisi yok, ingilizce + google.

2 sene zarfında pek çok düşündürücü sosyal hayat ve teknoloji üzerine yazılar yazdığımı düşünüyorum. Bunların devamı gelecek. İnşallah, düşündüklerimin tamamını yazacağım bir gün. Bekleyen ve onlarca sayfa tutabilecek yazılar var.

Sitede yakın zamanda bir tema değişikliği yapsam çok iyi olacak. Seo olayını biraz anlamış bulunmaktayım. Eklemeyi düşündüğüm diğer yazılar ise herkesin yazdığı WordPress kurulumu olacak mesela. Ben de yazacağım, farklı bir anlatımla, 2kilobyte.org açıklığında. Daha sonra Buddypress, DokuWiki kurulumlarını da yazmayı düşünüyorum. Bu konularda türkçe kaynak çok az. Şu an visual c# la eyleniyorum, ilerleyen zamanlarda bununla da ilgili yazacağım. Yine değişik bilgisayar özellikleri, bilinmeyenleri bunlara deyineceğim.

internete içerden sansür

nası yani şöyle: her kitabı, her yazarın her makalesini okumuyorsunuz da internette özellikle de çeşitli bloglarda pekçok zararlı akımın ve insanın etkisi altında kalarak yazılmış tutarsız, yalan-dolan dolu yazıları okuyorsunuz. bunu size uyarı olarak söylemiyorum, biz de aynısını yapıyoruz. ama dikkat etmek lazım onun için diyorum.

bloglarda pekçok sapık yazılar var. hiç bir değeri kayda almayan, ahlaksız, hayalle gerçeği karıştıran yazılar… bunlara karşı dikkatli olmalı, böyle sitelere girmemeli. bilincinizi açık tuttuğunuz sürece zaten anlarsınız hemen ne kadar değersiz yazılar olduğunu. ama örneğin böyle ahlaksız bir yazıyla karşılaşırsanız yorum yapma zahmetinde bile bulunmayın, buna gerek yok. insanlar eğlenceyi de sömürmüş. tarihle, ahlakla dalga geçiyorlar ama ne mal olduklarını kendileri de bilmiyor…  komik gelen her şey iyi değildir

2kb, pdfdergi’de, pdfdergi 2kb’de!

buraya tıklayarak pdfdergi’de çıkan röportajımızı ( yada ropör) okuyabilirsiniz. bu bahaneyle pdfdergi.com’dan bahsedelim. pdfdergi  benim çok desteklediğim bir proje. daha önce de pek çok kere dediğim gibi internet varken artık dergilere para vermek manasız oluyor. pek çok; internet ortamında yayın yapan ve pdf formatında indirilebilir dergi sitesi var artık. pdf dergi onların en köklülerinden. projesini sevmemin bir nedenide dergide isterseniz sizinde yazı yazıyor olabilmeniz. tabi uzman olduğunuz bir konuda. derginin şu ana kadar 25 sayısı verildi sanırım. buradan bir kez daha pdfdergiye teşekkür ediyorum, karşılık olarak pdfdergi.com‘u size tanıttım (çıkar ilişkisine dayanan hediye olmaz diyeceksiniz,, mesela yani)