üretkenlik

başarının en büyük şartlarından biri olarak görüyorum üretkenliği. üretkenlik derken teoriden çok pratikle uğraşılmasını anlıyorum ben. denemelerdeki çokluğu kastediyorum. örneğin bir bilgisayar programcısı sürekli yeni bir şeyler denemeli denedikçe başarısı artacaktır. burada olmayan bir farkta tecrübe. yani isterse çok iyi ve deneyimli bir programcı olsun isterse çok ünlü ve başarılı olsun yine üretmeyi bırakmamalı. hatta daha çok arttırlmalı ki az zamanda daha çok iş yapabilir artık. bu meseleyi asıl aklıma getiren sinema oldu. bir örnek kemal sunal ne kadar çok film yapmış buradan da görüldüğü gibi 1 yıl içinde 5 film yaptığı bile olmuş ki bu filmlerin hepside şu an hala erişilemiyen filmler. cem yılmazı,şahanı vs. eleştriyorum buradan. 2. bi örnek de jackie chan. o da aynı şekil bir sürü film yapmış sürekli çalışmış.

peki üretkenlikten çekilmenin sebebi nedir. bunu bilmiyorum. parayı alıp sırt üstü yatma olabilir. işini seven adam işini bırakmaz halbuki. jackie chan son filmlerinde en basit akrobasi hareketlerinde bile zorlanıyordu ama ona rağmen film çekmeye devam edecek belki az aksiyonlu olacak ama olsun. kendime döneyim. ben ne üretebilirim -evet bu üretme olayı en çok zevk aldığım şeydir- dedim. önceleri paintte resim çizerdim sadece sonra ikon, hareketli ikon derken animasyonlu gif nedir onu öğrendim. daha sonra biraz html öğrendim çok az da delphi öğrendim. sonra C++ ya girdim yine . ardından müzik-video düzenleme olaylarına sardım sonra da c# a girdim çok az. eskiden beridir çevreden gelen her şeye burnunu sokan hiçbir şey yapamaz düşüncesini biraz doğru bulsam da buna engel olamıyorum. 3ds max’e de tekrar el attım son olarak. bir şeyler yapma hevesim öğrenme hevesimi geçtiği için hepsi yarım kaldı. ama olsun benim işim bilgisayar olsaydı diyorum en azından böyle olmazdı, buna eminim. benim işim 6 senedir öğrencilik ve bilgisayar alanında değilim. 6 seneden önce de öğrenciydim ancak kafamı dağıtacak meseleler olmadığından bilgisayar işlerine yoğunlaşabiliyordum hee o zamanlarda zaten kapasite o kadardı yani daha fazla öğrenmem için iyi ingilizce ve kaynak gerekirdi, 6 sene önce interneti dial-upla görürdük. neyse. konuya dönelim.

yapılması gereken üretimin hep olmasıdır, tembellik var olanlarında gitmesine neden oluyor. nerede üreten birini görürsem takdir ediyorum. ne ürettiğinde önemlidir ama üretken, çalışkan adam çoğu zaman yanlış yapmaz. biraz siyasi olacak ama dikkat ederseniz seçimlerde türkiye haritasındaki sonuç grafiklerinde asıl ayrımın zenginler ile fakirler arasında olduğu. şimdi sorarım size bu ekonomik sistemde zengin olanlar tembel değil mi? yan gelip yatmıyolar mı?